GÖRME ENGELLİLER İÇİN MÜZİK EĞİTİMİ

GİRİŞ

Gözden çok kulağın önem taşıdığı müzik; tarih boyunca görme engellilerin en fazla ilgi duyduğu alanlardan biri olmuştur. İstihdam olanaklarının çok sınırlı olduğu her dönemde müzik yeteneği onların sosyal ilişkilerinde, başkalarına bağımlı olmaktan kurtulma mücadelelerinde önemli ve olumlu bir rol oynamıştır.

Türkiye’de görme engellilere müzik eğitimi veren ilk eğitim merkezi 1924 yılında İzmir’de açılmış olan Sağır, Dilsiz Ve Körler Müessesesi adlı okuldur. Bu okulda Yurt dışından getirtilmiş yabancı müzik öğretmenleri eğitim vermiştir. Bunlardan Madam Amati ve Stavridis tanınmış öğretmenler arasındaydı. Okulun yetiştirdiği en yetenekli müzisyenlerin başında Şahin işiner gelmektedir. Ankara Körler okulu müdürlerinden Mithat Enç ve Emin Sağlamer’in çabalarıyla Devlet Konservatuarına ilk defa 1952 yılında aynı anda üç görme engelli öğrenci girebilmiştir. Ancak; daha sonraki yıllarda konservatuarların kapıları görme engellilere bu kadar cömertçe açık tutulmamıştır. Bazı yöneticiler görme engellilerin eğitimiyle ilgili yaşanan sorunları bahane ederek bu tür öğrencileri müzik okullarına almamak için binbir zorluk çıkarmaktadırlar. Sayıları çok sınırlı da olsa engelleri aşarak müzik okullarına girebilen ve üstün başarı gösteren görme engelli müzisyenler bulunmaktadır. Ülkemizdeki en büyük eksikliklerden biri öğrencilerin ihtiyaçlarına ve taleplerine cevap vermek üzere mevcut breyl matbaalarda Breyl notalarla yazılmış eserlerin üretilmemesidir. Oysa bazı yabancı ülkelerde bu iş yüz yıldan beri yapılmakta olup kendi ülkeleri dışındaki insanlara bile hizmet verilmektedir. Örneğin,   ABD Kongre kütüphanesinin (National Library For The Blind And Physically Handicapped) adlı bölümünde görme engelliler için klasik müzikten caz müziğine kadar her alanda on binlerce çeşit müzik eserlerine ait notalar ve eğitim materyalleri bulunmaktadır. Ülkemizde Türk Halk Müziği veya Türk Sanat Müziği alanında eğitim almak isteyen öğrenciler Braille notaların basımıyla ilgili bilgisayar teknolojisinin geliştiği günümüzde bile bu tür olanaklardan yoksundurlar.

Geçmiş yıllarda Körler okullarında müzik eğitimi oldukça iyi düzeydeydi. O dönemde bütün zorluklara rağmen müzik öğretmenleri ihtiyaç duyulan eserlerin breyl notalarını kendi elleriyle breyl daktilolarda yazarak öğrencilere verirlerdi. Sanat dersi adı altında haftada 6 ders saati olarak yapılan müzik derslerinde çeşitli müzik aletleri öğretiliyordu. Körler okulları küçük bir konservatuar gibiydi. Türk Halk Müziği, Türk Sanat Müziği, hafif Batı müziği, Klasik Batı Müziği dallarında her türlü müzik aleti öğretilir, yetenekli müzisyenler, şarkıcılar yetiştirilir, çok sesli korolar oluşturulur, orkestralar kurulur, konserler düzenlenir, öğrenciler konserlere götürülür, okula ünlü sanatçılar getirilirdi. Bu koşullar altında yetişen öğrenciler okuldan mezun olduktan sonra müzisyen olarak kolayca iş bulur, başkalarına muhtaç olmaktan kurtulurlardı. Maalesef günümüzde Körler Okullarında bunların hiçbiri kalmamıştır. Neden bu duruma gelindiği de, nasıl bir çözüm bulunacağı da kimsenin umurunda değildir.

GÖRME ENGELLİ ÖĞRENCİLER İÇİN MÜZİK EĞİTİMİ NASIL OLMALIDIR

Görme engelli öğrencilere yönelik müzik eğitimi diğer öğrencilerle aynı konuları, aynı bilgi ve becerileri kapsar. Kulak eğitimi, ses eğitimi, solfej eğitimi, ritim duygusu,  enstürman eğitimi, nota okuma-yazma becerisi gibi konular görme engelli öğrenciler için de öğretilmesi gereken konulardır. Farklı olan sadece uygulanan özel öğretim metotları ve özel eğitim materyalleridir. Gören öğrencinin gözünü kullanarak yaptığı şeyleri görme engelli öğrenci diğer duyularını kullanarak yapar. Bir müzik aletinin tutuş şekli, ellerini, parmaklarını kullanış şekli, nefesli enstrümanlarda dudak pozisyonu gibi hususlar görme engelli öğrenciye uygulamalı biçimde gösterilerek öğretilir. Örneğin, piyano tuşları üzerinde ellerin hangi pozisyonda olması gerektiğini anlatmak için önce öğretmen ellerini tuşlar üzerine yerleştirir ve öğrencinin dokunarak ellerin pozisyonunu görmesini sağlar. Daha sonra bunun aynısını kendisinin yapmasını ister.  Öğretmenin dikkati sürekli öğrencinin hareketleri üzerinde olmalıdır. Onun yaptığı her türlü yanlışı derhal düzeltmelidir. Zamanında düzeltilmeyen yanlışlar bir süre sonra kalıcı hale gelir. Müzik aletlerinin korunması, bakımı ve onarımı da büyük önem taşır. Bu nedenle görme engelli öğrencilere kendi müzik aletinin özellikleri, kutusuna nasıl konulacağı, kutusundan nasıl çıkarılacağı, tozdan, rutubetten nasıl korunacağı, temizliğinin nasıl yapılacağı aşama, aşama anlatılmalı ve gösterilmelidir. Örneğin, gitarın tellerinin nasıl takılacağını, nefesli aletlerin bakımının nasıl yapılacağını uygulamalı olarak öğretmek gerekir.

Görme engelli çocuklar, müzik aletlerini televizyonda veya canlı konserler sırasında uzaktan görerek tanıma olanağına sahip değildirler. Bu nedenle orkestrada kullanılan bütün müzik aletlerini elleriyle dokunarak tanımaları için aileler veya öğretmenler tarafından çok sayıda enstürmanın kullanıldığı bir orkestranın çalışma yaptığı merkeze götürülerek müzik aletlerinin şekilleri tek tek gösterilip sesleri dinletilmelidir. 

Müzik alanında bireysel eğitimin rolü büyüktür. Bu nedenle sınıftaki her öğrenciyle tek tek ilgilenmek, düzeylerine uygun egzersizler vermek, verilen ödevlerin yapılıp yapılmadığını tek tek izlemek başarıyı artıran en önemli hususlardır.

MÜZİK EĞİTİMİNDE BREYL NOTALARIN ÖNEMİ

Breyl nota sistemiyle genel nota sistemi arasında hiçbir benzerlik yoktur. Breyl notalar bir cümle yazar gibi hepsi bir satır halinde yan yana yazılır ve notalar breyl harflerle meydana getirilir. Örneğin, y harfi dört dörtlük do, n harfi iki dörtlük do, anlamına gelir. Görme engellilerin parmak uçlarıyla okudukları yazı Louis Braille adlı bir Fransız tarafından 1830 yılında icat edilmiştir. Aynı zamanda piyano ve org çalan Louis Braille müzikte kullanılan breyl notaları da geliştirerek önemli bir hizmette bulunmuştur. Breyl yazı görme engellilerin eğitiminde aydınlanmanın ve fırsat eşitliğinin sembolüdür. Breyl notalar sayesinde görme engelliler eserlerin veya egzersizlerin notalarını parmaklarıyla okuyup çalarak öğrenebilmektedirler. Breyl yazıyla nota okuma-yazma becerisi kazanmak için sabırlı ve kararlı bir çalışma yürütmek gerekir. Breyl notalar ve müzik işaretleri ancak bu konuda bilgili ve deneyimli kişiler tarafından öğretilebilir. Nota bilgisi sadece notaların isimlerini ve değerlerini bilmek değildir. Onların meydana getirdiği melodiyi deşifre etme becerisine sahip olmak demektir. Bu da uzun süreli pratik yapmakla gerçekleşebilir..

Piyano, akordiyon, org gibi enstrümanlarda sağ ve sol elin notalarını bölümler halinde aynı anda ezberleyip iki eli birlikte çalarak ilerlemek gerekir. Bu gibi enstrümanların Breyl notalarını yazarken bir ölçü sağ el, onun tam altına gelecek şekilde bir ölçü sol el yazmak ve iki satır halinde bu şekilde devam etmek çalışmayı kolaylaştıran bir yöntemdir. Trompet gibi tek elle çalınan enstrümanlarda aynı anda hem notayı okuyup hem de enstrümanı çalmak mümkün olabilir. Ancak, bu sadece eseri veya egzersizi çalışırken uygulanabilir. Sahnede çalarken uygulanamaz. Çünkü Breyl notalar çalma hızına yetişecek hızda elle okunamaz. Vokal müzikte, sözlü bir parçayı çalışırken okunan solfejin notaları parmaklarla takip edilebilir.

Breyl notalar ve müzik işaretleri bütün dünyada ortaktır. Bu durum görme engellilere büyük bir avantaj sağlar. Yabancı müzik alanında bir kişi mevcut olan istediği eseri istediği ülkedeki kütüphanelerden edinerek çalabilir.

Geçmiş yıllarda benim de içinde bulunduğum özel bir komisyon tarafından dünyada kullanılan breyl notaları ve müzik işaretlerini kapsayan oldukça ayrıntılı bir Türkçe açıklamalı klavuz hazırlanmıştır. Bu klavuz eğer baskıları bitmemişse Ankara’da bulunan Görme engelliler basımevinden temin edilebilir. Müzik işaretleri klavuzu görme engellilerin okuyabileceği şekilde Breyl olarak da basılmıştır. Ancak mürekkep baskısı özellikle görme engelli öğrencilere müzik eğitimi veren gören öğretmenler için yararlı bir rehberdir.

2000’li yıllarda Bilgisayar yazılımlarındaki gelişmeler Breyl nota yazımında da bazı avantajlar sağlamıştır. Midi tarayıcısı adlı bir program yoluyla bir kitabın sayfasındaki genel notaların kopyesi çıkarılabilmekte ve daha sonra bunlar goodfeel adlı programla bilgisayara bağlı Breyl Printırda breyl yazıya dönüştürülebilmektedir. Bu yazılım programları ABD’de bulunan dancingdots.com adresinden temin edilebilmektedir. Ayrıca Almanya yapımı olan Puma 6 model breyl matbaa makinasında breyl notalar çinko kalıplar üzerine elle yazılabilmekte ve daha sonra Rotabreyl adlı bir baskı makinasında bir saat içinde kâğıt üzerine onbinlerce sayfa kopyesi çıkarılabilmektedir. Bu cihazlar ülke çapında kitap basan breyl matbaalar tarafından kullanılmak için yapılmıştır.

Görme engelli bir öğrencinin çalacağı eserin notalarını önceden ezberlemesi gerekir. Bu nedenle, ezberleme becerisini geliştirmek için öğretmen tarafından sık sık nota okuma-yazma ve ezberleme egzersizleri yaptırılmalıdır. Notalar ölçü ölçü, bölüm bölüm ezberlenip çalındığında parçanın bütününü ezberlemek daha kolaydır. Eserin tamamını bir anda ezberlemek zordur.

Nota bilmeyen bazı kişiler bir müzik aletini çalmayı kulak yoluyla da öğrenebilirler. Fakat bu durumda öğrenilen eser sayısı sınırlı bir düzeyde kalır. Ancak nota bilmediği halde ezber yeteneği ve müzik kulağı çok üstün olan kendini yetiştirebilmiş çok yetenekli ve başarılı müzisyenler bulunduğunu da unutmamak gerekir. Özellikle klasik batı müziğinde çok uzun olan eserleri kulak yoluyla öğrenmek zordur. Çok sesli ve çok enstrümanlı orkestra melodilerinin bütün partilerine ait notaların kulak yoluyla akılda tutulması çok zordur. Breyl nota okumayı bilmeyen bir görme engellinün müzikte başarısı ve ilerlemesi daha yavaş ve daha sınırlı olur. Breyl Nota okuma becerisine sahip olmayan öğrencilerin verilen ödevleri ders dışında çalışmaları zorlaşır. Bu sorun; öğrencinin çalışması gereken melodileri ses kayıt cihazına, yada bilgisayara kaydetmek suretiyle belli ölçüde çözülebilir.

Yazılı notalar olmasaydı eski besteciler tarafından bestelenen müzik eserleri kalıcı olamaz ve günümüze kadar gelemezdi.

Görme engellilerin büyük çoğunluğu görenlerin kullandığı nota şekillerinin nasıl olduğunu bilmezler. Bu nedenle körler okullarında olsun genel okullarda olsun, öğrencilere bu notaların şekilleri ve okuma sistemi de öğretilmelidir. Notalar karton üzerine porte sistemine göre kabartma olarak çizilmeli ve nasıl okundukları basit melodilerle anlatılmalıdır. Görme engelli bir öğretmen gören bir öğrenciye müzik eğitimi vermek istediğinde genel nota sistemini bilmesi çok yararlı olacaktır.

Yabancı ülkelerde görme engelliler genel notaları Optakon adı verilen bir özel okuma cihazıyla sınırlı ve yavaş da olsa kendi kendilerine okuyabilmektedirler. Bu cihazın okuyucu kısmı notalar üzerine getirildiğinde optik okuma sistemiyle nota şekilleri kabartma olarak görme engellinün parmaklarıyla hissedeceği hale gelir.

AZ GÖREN ÖĞRENCİLER İÇİN MÜZİK EĞİTİMİ NASIL OLMALIDIR

Az gören öğrenciler gözlük veya büyüteçler kullanarak genel notaları okuyabilirler. Ancak görenler kadar hızlı okuyamazlar. Bu gibi öğrenciler için iri puntolu şekillerle yazılmış notaların basılması gerekir.

GÖRME ENGELLİLER İÇİN SAHNE ÇALIŞMALARININ ÖNEMİ

Görme engelli öğrenci için sahne tecrübesi çok önemlidir. Kalabalık bir dinleyici karşısında heyecanlanmadan şarkı söylemek veya bir enstrüman çalmak uygulamalı egzersizleri gerektirir. Bunun için öğrencinin sahneye çıkmadan önce sık sık kendi sınıf arkadaşları karşısında konser vermek şeklinde uygulamalar yaparak deneyim kazanması sağlanmalıdır. Sahnede nasıl duracağı, yüzünü hangi yöne döneceği, şarkı söylerken mikrofonu nasıl tutacağı, müzik aleti çalarken nelere dikkat edeceği gibi hususlar bütün ayrıntısıyla öğretilmelidir. Görme engelli bir kişi sahnedeki görüntüsüne, yani saçına, elbisesine, temizliğine, bakımına çok dikkat etmelidir. Çünkü dinleyenler, seyredenler sahnedeki müzisyenleri dikkatle incelerler. Ayrıca toplumda gören bir kişinin eksikliği ihmalden kaynaklanan bir kusur olarak değerlendirildiği halde görme engelli kişinin eksikliği özürlülükten kaynaklanan bir sorun olarak değerlendirilir. Bu yüzden müzik derslerinde öğrencilerin sahne kuralları ve sahne âdabı konusunda eğitimine çok önem verilmelidir. Bazı görme engellilerde sallanma, kafasını öne eğme, sağa, sola döndürme gibi toplumca yadırganan tikler oluşmuş olabilir. Öğretmen bu gibi yanlış davranışların düzeltilmesine de özen göstermelidir.

Görme engelliler müzik eşliğindeki oyun ve danslarda yapılan hareketleri göremedikleri için bu konuda uygulamalı kurslar düzenlenmelidir. Çeşitli dallarda dans eğitimi verilmelidir.

 

Müzik Eğitiminin Görme engelliler İçin Sağladığı Avantajlar Nelerdir?

 Sosyal ilişkileri güçlenir. Grup içinde paylaşma, sırasını bekleme, sessiz dinleme, ortak hareket etme, kendine güven duygusuna sahip olma, yadırganan tiklerden uzaklaşma, psikolojik olarak rahatlama gibi nitelikler kazanır. 

İş bulmaları, toplumla kaynaşmaları kolaylaşır.

 

 

 

 

Yazan:

Halil KÖSELER - 14.12.2006